Özel Arama

1a

Sen unutmuştun beni belki
Bende seni unutabilir miyim diye
Dün sabah mezarlar kazdım sevdama
Nehirler aradım sensiz akan onca gözyaşıma
Mezarlar kazdıkça sevdama
Nehirlere aradıkça gözyaşıma
Daha çok sevdim seni
Ve anladım ki ; aşkıma mezar kazılsa da
Sen benim unutamadığımsın..

Sen unutmuştun beni belki
Bende seni unutabilir miyim diye
Dün gece ayrılığının zehrini içirdim dudaklarıma
Karanlığın yağlı ipini geçirdim boynuma
İçtikçe ayrılığının zehrini
Hissettikçe ölümün ipini
Daha çok sevdim seni
Ve anladım ki ; ölümler sunulsa da
Sen benim unutamadığımsın..
Sen unutmuştun beni belki
Bende seni unutabilir miyim diye
Acımasızca hançerleri sapladım yüreğime
Pusular kurup aç kurtları saldım gözlerime
Hançerleri sapladıkça
Kurtlara yem oldukça
Daha çok sevdim seni
Ve anladım ki ; pusular kurulsa da
Sen benim unutamadığımsın..
08 Eylül 2007





ÖĞRENDİM

Öğrendim insanların aynı noktaya baktıklarında bile farklı anlamlar çıkarttıklarını öğrendim,

Öğrendim konuşmak kadar yazmanın zor olduğunu gayret gerektirdiğini öğrendim,

Öğrendim duyguları ifade etmenin, konuşmanın zorluğunu öğrendim,

Öğrendim sevdiğimde sevilmemeyi, sevmediğimde sevilmeyi zorda olsa öğrendim,

Öğrendim kendimi başkalarını değil, kendi iyi yaptıklarımı örnek almayı öğrendim,

Öğrendim arkadaşlarımı değil, arkadaşlarımın arkadaşlarını düşünerek konuşmayı öğrendim,

Öğrendim güven kazanmanın yıllarca sürdüğünü, ama kaybetmeye bir saniyenin bile yettiğini öğrendim,

Öğrendim dünyada benden başka insanların da olduğunu, ama hayatta yalnız olmayı da öğrendim,

Öğrendim her şeyi ile dünyanın yinede yaşanacak bir yer olduğunu öğrenim...

Rumuz: 88 (28 Ekim 2006)

Gidiyorsun

Sen git
Ben sanki sen gitmemişsin gibi bir oyun oynayacağım kendime
Senin gitmen üzmeyecek beni
Ben oyunuma sarılacağım, matem tutmayacağım
Gözyaşlarıma bakma, onları silmeyeceğim
Çünkü onlar senden en son kalan hatıra,
Sen git
Ve istersen arkana bakmadan git
Ben sen sanki gitmemişsin gibi yaşıyacağım
Sanki sen hep varsın yanımda
Ve her an elimi tutabilecek kadar yakındasın
Sen git Sen git ama beni götürme
Çünkü sen gitmemiş olacaksın benim için
Ve ben rüyaların gerçek olduğuna inandıracağım kendimi…
Metin Çelik(26 Aralık 2006)
HAYATIN DİKENİ VE GÜLÜ

Bir yerlere tıkanıp kaldığında hayat,
Soluk almak güçleştiğinde, yüreğin susup,
Duyguların sürüklemeye başladığında ayaklarını,
Kendini hayatın akışına bırak;
Hep isteyip de ertelediğin ne varsa gerçekleştirmeyi dene,

İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için,
Seni hayata küstürmeye çalışanları affet, gülüşünle ders ver,
Sen büyüklüğünle övün,
Onlar yaptıklarının altında ezilip gitsinler.

Unutma hayatın dikeni yüzünden,
Hesap sormak gerekmez gülden.
Derin bir soluk alıp,
Hapsetmeli kötülüğü güzelliklerin içine…

Metin Çelik (22 Ekim 2006)
SEN AKLIMA GELİNCE

Çıksam,
Çıkıp gitsem uzaklara,
Burdan çok uzaklara,
Yine yanımdasın ya,
burkulur içim..
Hani sen gider gidersin de Evler,
köyler durur ya orda,
Akşamsa kuşlar göçer,
Işıkları yanar evlerin,
Bir hüzün çöker ya hani Karanlık iner dağlara..
Buğulanır gözlerim,burkulur içim..
Kaçsam,
Kaçıp bağırsam dağlara,
Feryadım yine sen olursun ya,
Burkulur içim...
Hani bağırsan da çıkmaz sesin
Uyansam bitse bu karabasan dersin,
Bir gülüş,
bir dokunuş arar yüreğin..
Uyanır bakarım yoksun,
Boğulur sesim...

Girsem,
Girip yıkansam sulara,
Buz gibi denizlerde yanar,
Etim cayır cayır seni bağırır ya
Burkulur işte o zaman içim...
Aksini görüp sularda
Sarılır kucaklarım hayalini...

Koşsam,
Koşup karışsam kalabalığa,
Gürültülü,
cıvıl cıvıl,
Işıl ışıl vitrinler
Gidenler gelenler.
Telaşlı koşarak yürüsem,
Sanki bir yere yetişecekmişim,
Aceleymiş işim,
Bekleyenim varmış gibi hani...
İçim burkulur yine
Sen gelirsin aklıma.
Ayaklarım ağırlaşır gitmez...
Buluşurmuşuz seninle
Dediğimiz yer ve saatte.
Özlermişiz,
Elele yürür gülüşürmüşüz.
Çok şeyimiz olurmuş konuşacak,
Kimseyi görmezmiş gözlerimiz.
Dünya durur,seyreder
Yollarımız gül olurmuş ya hani,
Dertler tasalar biter,
Simit alır yermişiz
Dilenciye para verirmişiz hani,
İçim burkulur,
burkulur içim...

Kalksam,
Kalkıp sofralar kursam,
Mumları yaksam,
donatsam,
Herkesi çağırıp toplasam
Sen gelirsin yine aklıma
Burkulur içim...
Hani çok açmışız da
Güle oynaya iştahla
Bağıra çağıra, döke saça yer,
'' Bugün neler oldu neler '' diye
Hepbir ağızdan konuşurmuşuz ya...
Bir sessizlik boynunu büker,
Yemekler tatsız tuzsuz olur,
Kurur ekmek, lokmalar büyür.
Çınlar tabak çatal
Sessizlik ölüm olur
Dağıtmak için pusu
Sözler diken olur,
Sofra küser,
Gönüller alıngan olur...
İçim burkulur burkulur...

Düşsem,
Düşüp yatsam yataklara,
Sen gelirsin yine aklıma...
Hani çocukmuşuz,
hasta olmuşuz
Gözlerimiz baygın, buğulu
Yanaklarımız al al, ateşli,
Dışarda oyunlar oynanır neşeli
Kalkamaz yataktan
Kesiliriz ya iştahtan hani...
Öyle işte,
boynum bükülür
Sen gelirsin aklıma öksüz, yalnız
Bakarım camdan, yoksun
Burkulur içim....
HAYAT
Hayat uzun veya kısa yürümektir herhalde?
Bazen tökezlemek bazen koşmak.
Bazen donup kalmak bazen yaralanmak.
İstesekte istemesekte yürümek
Bazen adresi kaybedip amansız bir telaşa kapılmak.
Belkide şaşıran sen değilsindir yollar şaşırmıştır.
Ama yine yürümektir.
Bazen hava bozar yolculukta kar yağmur...
Yine yürümeli bu zorluklara karşı.
Güneşin doğuşunu beklersin hasretle.
Gönlünde gökkuşağı oluştursun diye koşmaktır yağmura
İzzet KAYA (09.11.2006)

DAHA NE KADAR SÜRECEK BU KAÇIŞLAR
yine nazlarda
yine kaçışlardasın
kaç bakalım
daha ne kadar sürecek bu kaçışlar...
ne zaman sussam
ve ne zaman kötü olsam
sanki hiç sevmiyormuş gibi
sanki tanımadığın biriymişim gibi
umursamaz ve rahat tavrınla
deli edercesine beni
kaç bakalım
daha ne kadar sürecek bu kaçışlar...
oysa ben
kararımı vermişken
tam gidecekken
gitme diyen sen
sensiz ne ederim diyen
sonra yine kaçıp giden
kaç bakalım
daha ne kadar sürecek bu kaçışlar..
sarsa bedenimi kordan geceler
titretse ruhumu,
eritse düşünceler
duymasam sesini kahrolsam
çıldırsam alamasam senden bir haber
kaçma artık yeter
kaçtıkça herşey biter
sus ağlama,bağırma öyle
hem kızma
dagişmem gerekiyor
bakma yüzüme öyle
sadece sus,
bu bana yeter
bir kelime bile konuşma
ne sesin duymak isterim
ne görmek yüzünü
sakın ümitlenme
artık dönmem geri
yasta tutma arkamdan
tek bildiğin şeyi yap yine
hadi kaçsen kaçtıkça
yürek dolusu sevgiler
uğruna serilmiş ömürler
bir bir kaçıp giderler
kalplerinde sana yer verdiler
hani şimdi nerdeler
diye sorma sakın
şimdi onlar çok uzaktalar
geride bir sen
birde vicdanını bırakarak
kaçıp gittiler
hadi şimdide kaç göreyim seni
hadi kaç ey sevgili
vicdanından da kaç göreyim seni
dememişmiydim sana
daha ne kadar sürecek bu kaçışlar...
DOST

Keşke bu kadar kolay olabilseydi…
Güneş batıyor ya diyorsun ama doğuyor yeniden,
Nehir taşıyor ama dönüyor eski haline
Sen gidersen eğer dönemeyeceksin ki geri
Dostluk bu uzakta da yaşanır ama
Gönülden uzak olacaksın bir kere
Gönül gözüm nasıl katlanacak
Yanımda olmamana?
Ama dersen ki ne zaman bir martı görsem
Seni arayacağım kanatlarında
Tamam o zaman derimİlk ve son defa " elveda''
İNADINA
Hey dünya!
İnadına yaşıyorum
Seviyorum sevilmesem de
Bak aldırmıyorum
Olanca çirkinliğine
Bütün kahpeliklerine inat
Ayaktayım, yılmıyorum
Varsın terketsin sevdiklerim
Ne adım yılan
Ne sözüm yalan
Gocunmuyorum
Hey dünya!
Güllerini kötülere
Dikenlerini iyilere
Verdin ya
Koklamıyorum.
Hakkım kalsa da
İçim yansa da
Ağlamıyorum
Hey dünya!
İnadına toprağında ayağım
İnadına bastığım bağrına
Seni terkedeceğim güne kadar
Herşeyim inadına
EĞER
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar
bırakılmasaydı eğer.
Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.
Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla, öylesine delice bakmasalardı eğer.
Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.
Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular,
aşkı ağır yaralamasaydı eğer.
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı
her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde "onca ayrılığın birinci dereceden failidir" denmeseydi eğer.
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.
Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle
avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...

1 comments:

Adsız dedi ki...

Şiirler çok güzel. Çok beğendim Bizde şiir göndersek yayınlarmısınız? Joule

Yorum Gönder

Google Gruplar
cevatoz grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et
 

My Blog List

Recommended Gadget

  • ads
  • ads
  • ads
  • ads
  • ads
  • ads
  • ads
  • ads
  • ads
Bu gadget'ta bir hata oluştu
-= Karadeniz Toplist =- Tags:Rize ikizdere resimler müzik şiir mp3 hikaye fıkra şehitlerimiz çay likapa(yaban mersini) resimler doğa resimleri ilizyon resimler komik resimler çiçek gül resimleri eski paralarımız bal böğürtlen eğlence mp3 YouTube video Видео - Помой себя сам Teknoloji haber gazeteler dantel Dowloand canlı tv oyunlar Animasyon e-kart şans oyunları süper Lig Rizespor Trabzonspor Fenerbahçe Beşiktaş Turksat Frekans Listesi T.C. Kimlik No İkizdere köyleri turizm msn c-box döviz kurları

yerelma.com Copyright © 2009 Gadget Blog is Designed by yerelma.com2005-2012Metin Çelik